İçeriğe atla
Yaşam Geçişleri

Emeklilikte yeni bir düzen

Emeklilik uzun süre beklenen bir şey olsa bile geldiğinde beklenmedik bir boşluk bırakabilir. Bu sayfa emekliliğin maddi tarafını değil, günün ve rolün yeniden kurulmasını anlatır.

Emeklilik neden bir geçiştir

Emeklilik, hem bir kazanım hem de bir kayıp olduğu için karışık hissettiren bir geçiştir. Uzun yıllar beklenen dinlenme gelir, ancak onunla birlikte günü düzenleyen çerçeve de kalkar. Çalışırken zamanın nasıl geçeceğine dair kararların çoğunu iş verir: ne zaman kalkılacağı, nereye gidileceği, kimlerle görüşüleceği. Emeklilikte bu kararların hepsi kişiye kalır ve bu, ilk bakışta özgürlük gibi görünse de günlerin birbirine benzemesine yol açabilir. Emekliliğin ilk dönemi çoğu insan için tatil gibi geçer, asıl zorlanma o dönem bittikten sonra başlar. Ertelenmiş işlerin bitmesi, gezilecek yerlerin gezilmesi ve sıranın "peki şimdi ne olacak" sorusuna gelmesi genellikle aynı döneme denk gelir. Bu his nankörlük değildir. Kırk yıl boyunca dışarıdan gelen bir yapının aniden kalkması, yerine yeni bir yapı kurulana kadar boşluk bırakır ve o boşluk zamanla doldurulabilir bir şeydir.

Rol kaybı ve kendini tanıtma

Emeklilikte en sık anlatılan zorluklardan biri, kişinin kendini nasıl tanıtacağını bilememesidir. Yıllarca bir mesleğin adıyla anılan biri, o ad geçmişte kaldığında kendini "eskiden" diye başlayan cümlelerle anlatmaya başlar. Bunun yanında işyerinde sahip olunan yetkinin, danışılan kişi olmanın ve bir işin nasıl yapılacağını bilmenin verdiği yer de değişir. Telefonun eskisi kadar çalmaması, fikri sorulan kişi olmaktan çıkmak çoğu insanın beklemediği bir eksilme yaratır. Bu değişim özellikle işiyle çok özdeşleşmiş kişilerde belirgin hissedilir. Burada işe yarayan şey, kimliği tek bir kaynaktan almamaktır: bir zanaat, bir ilgi alanı, bir gönüllü iş ya da başkalarına aktarılan bir bilgi, o yeri zamanla doldurur. Bu, aceleyle bulunması gereken bir şey değildir. Emekliliğin ilk aylarında hiçbir şey bulamamak, ileride de bulamayacağınız anlamına gelmez.

Zaman yapısının çözülmesi

Günün yapısını kaybetmek, emeklilikte fark edilmesi en geç olan zorluktur. İşe gitmek yalnızca çalışmak değil, uyanmak, hazırlanmak, yola çıkmak ve gün içinde birçok kişiyle karşılaşmak demektir. Bunlar kalktığında gün yumuşar ve saatler birbirine karışır. Bir süre sonra kişi çok şey yapmadığı halde yorgun hissedebilir, çünkü hiçbir işin başlangıcı ve bitişi belli değildir. Buna karşı işe yarayan şey, günü doldurmak değil, birkaç sabit nokta koymaktır. Belirli bir saatte yapılan bir yürüyüş, haftanın belirli günlerinde tekrar eden bir buluşma ya da düzenli bir uğraş, günün geri kalanına da bir omurga verir. Bu noktaların az sayıda ama gerçekten tekrar eden şeyler olması, uzun bir program yapıp uygulayamamaktan daha iyi sonuç verir. Uyku ve yemek saatlerinin dağılması bu dönemde sık görülür; bu iki başlığı korumak diğer her şeyi kolaylaştırır.

Evdeki ilişkilerin değişmesi

Emeklilik yalnızca emekli olan kişinin hayatını değiştirmez, evdeki düzeni de değiştirir. Uzun yıllar gün içinde ayrı yaşayan iki kişi birdenbire aynı evde çok daha uzun saatler geçirmeye başlar. Evin işleyişine dair yerleşmiş alışkanlıklar, kimin neyi nasıl yaptığına dair sessiz anlaşmalar yeniden konuşulmak zorunda kalır. Gün boyu evde olan eşin kendi düzeni de bozulur ve bu, çoğu zaman kimsenin dile getirmediği bir gerginlik üretir. Bu, ilişkide bir sorun olduğu anlamına gelmez, yalnızca kuralların yenilenmesi gerektiğini gösterir. Herkesin kendine ait zamanı ve alanı olması, birlikte geçirilen zaman kadar önemlidir. Bir başka nokta da beklentilerdir: emekli olan kişinin evde daha çok sorumluluk alması beklenebilir ya da tersine, kendisinin hiçbir şey yapmak istemediği bir dönemden geçiyor olabilir. Bunları konuşmadan varsaymak, çoğu gerilimin başladığı yerdir.

Ne zaman destek almayı düşünmeli

Emekliliğin ilk döneminde bir süre yönsüz hissetmek sık anlatılan bir durumdur ve zamanla yerini yeni bir düzene bırakır. Bunun ötesinde, aylardır süren bir isteksizlik, evden çıkmaktan tamamen vazgeçme, uykunun belirgin biçimde bozulması ya da hayatın anlamsızlaştığı hissi devam ediyorsa ruhsatlı bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak makul bir adımdır. İleri yaşta bu tür durumların yaşa bağlanıp geçilmesi yaygındır, oysa yaş tek başına bir açıklama değildir ve ele alınabilir. Bunu ilk fark eden genellikle yakınlar olur; bir yakınınız size bir değişiklik söylüyorsa bunu ciddiye almak işe yarar. Bedensel bir neden olup olmadığını değerlendirmek için hekiminize de danışın. Kendinize zarar verme düşünceniz varsa bunu bekletmeyin, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Yalnız yaşıyorsanız güvendiğiniz birine haber vermek de önemlidir.